ÖMER TİMURTAŞ

Universiti Malaysia Sarawak

Greenpeace Akdeniz - Türkiye

WWF - Türkiye
İBB Gençlik Meclisi
Cumartesi Sineması

Posts

November 18, 09:46 AM

Uzun zamandir Apple'in Türkiye operasyonlarina resmi olarak basliyacagi ve bir magaza acacagi yonunde dedikodular vardi. Nihayet kisa zaman once bu dedikodularin dogru oldugunu ogrendik. Apple Store un nerede acilacagi konusu baya merak edildi ki henuz bir dogrulanmis bilgi yok. Istiklal Caddesi ve Nisantasi en cazip yerler olarak nitelendiriliyor. Kanyon, Istinye Park ve Bagdat Caddesi de  olasi goruluyordu. Ancak Kanyon ve Bagdat caddesi olmiyacagi konusu kesin gibi. Bagdat Caddesi ve Istiklal Caddesi ise bana pek yatkin gelmiyor. Ben ise Zorlu Center'da acilacagini ongoruyorum. Su an alisveris merkezi yetkilileri agizlari sulanmis bir sekilde lobi calismasi yaptiklarina dahi eminim. Ama dedigim gibi Zorlu Center olagina emin gibiyim. Asil konu ise Apple Store da calisacak insanlar. Dogurusu ben bile satis gorevlisi olarak calissam mi diye dusunmedim degil. En azindan ozgecmis gonderip mulakata katilma fikri bile heyecan verici. Gectigimiz aylarda Apple in Turkiye kadrosu icin asti is pozisyonlarina bugun magaza calisanlari da eklendi. Dogrusu bu kadar cok vasifli magaza calisani ulkemizde baska yerde var midir bilemiyorum :}} O isi yapmicak olsaniz bile basvurun derim. Ise alim surecini bilmiyorum ama deneyim acisindan guzel olur. Ise basvurmak icin de mevcut bir Apple kullanicisi olmaniz bekleniyor.

Mevcut pozisyonları incelemek ve kariyer sayfasından iş başvurusunu buradan yapabilirsiniz.

November 17, 04:24 PM

"Valla nefret ettim artik su maillerden, cik cik bitmiyor, allah belasini versin hepsinin'' tarzi yorumlar duyunca cok mutlu oluyorum. eTicaret firmalarinin insalarin en sevdigi seyi, mailde spam okuma isine ne denli katkilari oldugunu belirtsem azdir. eTicaret ile tanismam sagolsun Seda Sayan'a dayaniyor. Programinda Calgon urunlerinin yaparken satin alinabilecek yer olarak hepsiburada.com'u soyleyip, annemin ''olum kapat su oyunu salak, bak kac gundur soyluyorum alsana artik sunu" deyip kafama gozume terlik atmasayla biraz zoraki yoldan oldu. Ama kendisi kasindi biricik oglu simdi internet alisveris yapmadan duramiyor :}} Konuya geri donersem bu yazida bir tuketici olarak eticaret sekturene bira deginmek istorum. Sektorun en buyuklerinden, en kucugune kadar pek cok kisiyle daha once birebir konusma firsati yakalamis oldugumdan ise bu gorusler oyle sine alade atilmis degil. Ama benim disimda ise hic bir degeri de yok. Diger yandan degindim her konu basli basina bir yazi konusu olacagindan cok ustunkoru geciyorum. Isteyenle konusuruz anacim. 3-2-1 tip.

Aman Allahim! Yuzlerce eTicaret sitesi var. Ne oluyor lan. Aman nerede yeni bir is var atlayalim, nerede bir kazanc kapisi var hemen burnumuzu sokalim. Isi bilip bilmemiz onemli degil, nerden koparsak kardir. Turk milleti olarak (evet genelliyorum) boyleyiz maalesef. Bakiniz herkesler sosyal medyaci oldu, 20 yasindaki insanlar uzmanim diye etrafta geziyor. Cildirmis olmaliyiz. Diger yandan is yapamayan, sansimi bir de burada deniyim diyen herkes girisimci oldu, nedense de internet girisimcisi oldu. Bu girisimlerin hepsi de eticaret uzerine yogunlasti. Daha once hayatinda bir urun satmis olmayan insanlar, internet sektorune dair bir sey bilmeyen insalar eticaret girisimciyim diye ortalikta fink atiyor. Allah sonumuzu hayretsin. Amin.

Durum yukaridaki gibi olunca her kose basindan bir eticaret sitesi firladi. Ilk baslarda ne guzel firsat sitelri. Usul usul alisveris yapardik, bir baktik bomba gibi oldu. Simdi mail listelerinden ne kadar istesen de cikamiyorsun. Mahfettiler sekturu. Allah en cok onalrin belasini versin. Grup satin alma siteleri de iyiydi. Arkadaslarla toplanip bir seyler alir, mutlu mutlu sarkilar soyle eglenirdik. Onlar daha cok bozdu ya neyse. Alisveris kulupleri vardi sonra ilk Markafoni yi bildik, sonra Trendyol geldi. Pek sevdik. Sonra urunlerin dandikligi, aslinda bizi kazikliyor oluslarini daha yeni yeni kavriyoruz. Sonra onlar da turedi, turedi turedi ki neredeyse hepsine uyuyim. Uyeyim derken bos uye degil hepsinden alisveris yapmisligim, yapiyor olusum var. Kisisel olarakta aylik ortalama 1000$ civari internet uzerinden satin alma yapan bir insanim. Ne mi oldu simdi, gotleri kalkti afedersiniz. Internet uzerinden urun satan satana. He birde alisveris siteleri var, yuzlerce. Sacma sapan isimlerle her biri, birbirinin ayni. Ayni urunler, ayni tasarimlar, ayni fiyatlar hatta ayni altyapilar. Basarili olanlar oldu ama bunlarin hic biri Turk un muthis zekasi muthis yaraticiligi ile ortaya cikmadi. Hepsi yurtdisi klonlari. Bir tanesi de cikip onumuze yeni bir sey cikarmadi. Sadece turkcelestirilmis bir sistem sundular. Durum boyle olunca olay saspa sapan bir hal aldi. Ne zaman yeni bir eticaret girisimi haberi alsam, solugu klozet basinda kusmakla aliyorum. Yeter lan valla yeter. Guzel ornekler de yok mu var ama, bir elin parmaklarini gecmiyor. Simdi asagida maddeler halinde bir kac tuketici onerisi vericam, dogrulu tartisilir, tamamen hatali da olabilir ama yaziyim ben.


  • Madem yaratici degiliz bu konuda biraz gozumuzu baska pazarlara dikelim. Urun bazinda cok farkli olsa da Hindistan daki eticaret sistemini bir inceleyin. Adamlar yapiyor abi diyorum hep, bakin inceleyin, klonlayin
  • Artik yeni kurulacak girisimler urun satmak yerine hizmet satmaya da baslamali, mesela;
Eve gelcek yardimci icin bir platform olusturulabilinir. Ben kartvizimte temizlik firmasinin kartini veya telefonumda numarasini tasimak istemiyorum. Randevu ile sistematik olur. Yine ayni sistem kuru temizleme ihtiyaci olarak da aklima geliyor. Ozellikle gece disari cikanlar icin ozel sofor hizmeti gelistirin.

  • Lokasyon bazli hizmetler gelismeye baslasin mi artik Baslasin baslasin. iPhone uygulamam da basiyim butona hop en yakin taksi konumumu bulsun, ayagima taksi gelsin. Cok zor degil yapin
  • Amerika, Kanada, Ingiltere, Brezilya, Japonya, Rusya dan sonra artik ulkemizde de seker satan siteler acilsin.
  • Son 3 senedir patlak veren kulakustu kulaklik modasi nasil oluyor da eticaret sektorunu vurmuyor anlamiyorum. Abi acsaniza sadece kulaklik satan bir site valla cok para kazanirsiniz benden demesi.
  • Biraz inek isi olacak ama Turkiye de cizgi roman okuyucu kitlesi hayli fazla, satan yer sayisi en fazla Istanbul da 2-3 yer. Internetten staan yer ise yok denecek gibi. Sadece cizgi roman satan bir site olur, cok da guzel olur.
  • HIMYM da Barney ne zaman porno koleksiyonum var dedi o zaman yalniz yasayan bekar aslan gibi turk delikanlilari da porno koleksiyonu olusturmaya basladilar. Ama o is o kadar kolay degil. Turkiye de bu isi ciddi anlamda yapan yer yok. Yasal boyutu nedir bimiyorum ama internetten dvd olarak porno satisi yapilabilir. Abaza mahiyetinde degilde kultur olarak, hobi olarak alacak kitleye. Yurtdisi ornekleri var. Bu arada GQ Turkiye nin web sitesinde pornonun o anlari yazi dizisi var okuyun.
  • Artik ne olur spam mail yollamayin, mail adreslerimizi satmayin
  • Lutfen nis olun, ben sitenden gomler aldiktan sonra, ertesi gun buzdolabi poseti satmaya calisma bana
  • Sanirsin icinde devlet sirri var. sen ne diye urunu gostermek icin giris zorunlulugu koyursun
  • Sahibinden i seviyoruz, aferin.
  • Sina Afra'nin su yazisini okuyun http://www.sinaafra.com/singin-in-the-rain-2012nin-sonunda-turk-eticaret-sektoru-hakkinda-kisa-bir-gorus
  • Bana 100 sitede olan degil sadece sende olacak urunu goster, bul, sat.
  • 2 sezon oncesinin, sosyete-bit pazarinda satilan urunlerini degil de yeni sezon urunleri satin.
  • Model olarak mal insanlar kullanmayin.
  • Hindistan a bir daha bakin
  • Yalnizca bir urun gurbuna yonelin, gerekirse tek urun satin. Guzel ornekler var, kullaniyorum
Valla sikildim :}} Tekrar soyluyorum yukaridakiler duzenli olarak internetten urun alan birisinin istekleri, gorusleri olabilir dedigi seyler. Dikkate deger olmayabilir. Tuketiciyim kardesim ben, beni dinleyin azcik :}}



November 17, 02:46 PM

Allah belasini versin o gunun. Hakikaten sacma sapan bir gun gecirdim ki neyseki cabuk bitirdim. Hem  Mac Book un hem iPad in sarjini da baska yerde unuttugumu anlayinca uyku sersemligi ile saba sabah kriz geciriyordum ki gecirdim. Butun gun ne yapacagimi dusundum, elim ayagima dolandi falan filan. Mesela bugun 5km Avrupa Sampiyonasi milli takim on eleme yarisi vardi sirf bu yuzden gitmedim evet. Bu arada evet artik lisansli bir atletim :}} Gecenlerde Vip JLO konserini uyku sorunum yuzunden kacirdigimi da ekleyim ki iyice kufredin bana. Neyseki iPadi arkadasima verdim ki o kalan azicik sarji ile bir seyler yapabildi, isine yaramis sevindim. Bir yandan da hayatimin odak noktasi haline gelen, geldigini farkettigim iPadin aslinda ne denli tehlikeli oldugunu anladim. Telefonumu neredeyse hayatimdan cikarmis birisi olarak her seyi ama her seyi iPad uzerinden yapan ben simdi farkli alternatifler dusunuyorum, bakalim. Neyse madde madde yaziyim;


  • Spora giderken trafik durumunu kontrol edemedigimden guzargahimi zamaninda degisteremedigimden trafik cilesi cektim.
  • Navigasyonu kullanamadigimdan arkadasimla Kanyon'a varmak icin yolu 15 km kadar uzattik
  • Check-in yapamadigimdan ve arkadaslarimin durumunu kontrol edemedigimden cogu arkadasimla gorusme olanagi bulamadim ve mesajlarina cevap veremedim.
  • Gordugum cogu komik olayin fotografini cekip twitter da paylasamadim
  • Gun boyunca telefonumdaki 3 sarki ve radyolarla idare etmek zorunda kaldim.
  • Internete girmem gereken yerde Mac Book Air i acmak zorunda kaldim, hem gorgusuzce, hem wifi sikintisi, hem sarji az, hem 500 gr kadar daha agir.
  • Bugune ayirdigim dergileri okuyamadim ki duzenli dergi okuyan bir insan icin bu cok sey ifade 
  • Otobus saatlerini kontrol edemedigimden 30 dk kadar bir bekleme durumum oldu
  • Uzerime ve cantama doktugum venti boy kahvenin fotografini cekemedim, evenm uzerimi temizlemek yerine once fotografini cekicektim, sonra cikolatimi yiyip oyle temizleme islemine baslicaktim
  • Sosyal aglara erisememenin verdigi sorunlari yazmicam bile
  • Yalnizca mail yoluyla haberlestigim ve gun icerisinde haberlesmek zorunda oldugum insanlarla cok zor iletisim kurdum
  • Bir ise geri donus yapamadigim icin bir yerimde patlicak, oldum ben oldum
  • E-ticaret uzerine kucuk bir grupla soyle, boyle konustuk. Bu tip konusmalarda iPad olmadan olmuyor. "Aaaa bak Izlanda'da soyle bir girisim yapmislar cok iyi" diyip siteyi acip gosteremiyorsan ne anlamadim ben o isten  
Var bir kac sey daha da hatirlayinca sinirim bozuluyor. Neyseki sarji aldim. Bir daha da unutmam hic bir yer. Ben yine de ne olur ne olmaz hemen birer tane daha yedek sarj siparis ettim. Boyle iste.
November 04, 05:07 PM

En son sikintidan patlayan, bu yuzden kendine turlu turlu seyler uyduran bir tip olup ciktigimi yazmistim. Run Istanbul kosusuna daha iyi hazirlanmak ve hayatima tekrardan sporu da katmak icin MAC Kanyon'a uye oldum. Yaklasik 1 ay oldu valla kaslarim olusmaya, vucudum oturmaya basladi. Spor salonumdan fazlasiyla memnunum. Ama sanirim spor olayini biraz abarttim. Fitness, kosu derken plates ve yogaya da basladik elhamdulililah. Simdi de yeni tanistigim bir arkadasimla dans kursuna basliyoruz. Ama yetmedi ehliyetim yok allahtan, yoksa vinc operatorlugu kursuna basliyacaktim. Basima bir ton olay geldi baya da zahmetli bir sekilde. bir suru olumsuzluga ragmen Nike Running kosum simdiye kadarki en iyi derecemle sonuclandi. Asagida da sonucunu gorebilirsiniz.



Kosu sonrasinda Ankara'ya gidip bir arkadasimla aramizi bozup oradan Kayseriye gectim. Simdiye kadar 60 dan fazla sehir gezmis birisi olarak soyluyorum en cok sasirdigim sehirlerden biri oldu Kayseri. Gidip gormeli. Konserler, partiler, sergiler falan devam ediyor hayatimda tabi.

Ayni zamanda Vodafone Avrasya Maratonu'na hazirlaniyorum. Gecenlerde Lastik Pabuc Kosu Teskilati ile 8km kostum. Daha once kosmamistim o kadar. Cok mutlu oldum. 5 km kosamayan ben 2 haftalik calisma ile araliksiz 5 km kosmaya basladim.

Bir tane blog yayinladim dun. Okusaniz mutlu olurum. Bekledimden daha fazla ilgi gordu. Yeni yazi bir kac saat icerisinde yayinda olacak. http://uykumaceralari.blogspot.com

Yeni bir projeye basladim. Google Hangout ile vizyon filmlerini elestiriyoruz her hafta.Haftaya Haftaya Pazar Skyfall'u konusucaz. Dileyenlere event daveti gonderebilrim. Katilirsaniz konusmasaniz bile dinlerseniz hos sohbetler donuyor, beklerim efenim.

Nasil para kazanilir konulu, yazimi pek cok arkadasim bekliyor. Ben de yazdikca yaziyorum. Baktim olmuyor. Ona da bir cozum buldum. 2 hafta 1 yine Google Hangout ile para kazanimi ve yonetimi adli bir sohbet yayini gerceklestirmek istiyorum. Katilim durumuna gore yapip yapmamaya karar vericem. Bir kamuoyu yoklamasi yapiyorum su an diyelim.

September 14, 08:43 PM

Valla biz de bilmiyoruz. 1 Haziran'da Kollektif'teki işimden istifa ettiğimden beri ne yapıyorum, ne yapmıyorum ben bile takip edemez oldum. Yaptıklarımı, yapacaklarımı başkasına analatınca o da benim gibi bir şey anlamıyor. İyi o halde ben yazmaya başlayım. Kollektif'ten ayrılma kararı verdiğim an olan hayallerime yenileri çığ gibi eklendi. Hindistan, Karadeniz turu, yüzmek... Neyse duygusal bir biçimde ayrıldık. İnsanın patronu bile sizi uğurlarken duygulanıyorsa... İşte ben oraya bir şey kattığıma o an emin oldum. Duygularını ciddi anlamda içimde yaşadığımı söylememe gerek yok. İnsana ne sebeble olursa olsun en büyük acıyı veda veriyor. İşte ayrıldık falan. Hindistan için geri sayım başladı. Yalnız planladığım gibi 3 arkadaş değil yanlız, 1 ay değil 1,5 hafta, trenle değil uçakla, Hindistan'ın tamamı değil yalnızca Munbai. Olsun canım gitmek dahi güzel. Gitti, gördük, eğlendik, feyz aldık, bilgelendik bla. bla. Kesinlikle müthiş ve çok büyük bir deneyimdi. Sırada İran, Güney Afrika, Mısır ve Kenya var. Hindistan dönüşü Mısır'da bir projeye katılıyordum ki son anda iptal ettim. Kötü oldu. Ah 20 Haziran'a az kalmış, doğum günüm yaklaşıyor. Bir kaç arkadaş toplandık Dalaman Hilton'da kutlucaz. Çok eğlenicez cçok nutukları atılırken tipik bir İkizler olan ben yine vazgeçtim. Ailemle geçiricem anacım. Darılmaca gücenmece yok. Zaten Haziran benim için çok buruk bir ay. MJ gitti, Amy gitti sonra; yok daha fazla sayamıcam. Doğum gününden önce iPad iPad diye her yerde dolanmayın. Ne oldu, iPad'e boğuldum. Ulan biriniz araba alaydı, çok muşey istiyorum yani çok mu? Tamam ehliyetim yok, e araba kullanmayıda bilmiyorum ama, öğreniriz hele siz önce bir ara alında. Görende 20 yaş krizine girmiş araba isteyen uzatmalı ergenlerden sanıcak. Yılda bir gün istiyorum, onun dışında da kullanan herkese küfür ediyorum. Global Warning denen şi duydunuz mu? Hello! Yazı hakikaten ergence bir hal almadan toplayayım. Efenim doğum günümüzüdü kardeş kardeş kutladık işte Sonra tatil de yattı, karadeniz turu da yattı. Yani ben bu sene tatile falan çıkamadım. Hele plajlarda bütün sene taş taşımış, madende çalışmış ta yorgunluktan ölüyor da deniz anası gibi uzanmış şezlonga (cümlenin başını unuttum) işte onları görünce lanet okuyorum. Hele br de bütün sene yatmış, bir de 4 ay tatil yapan tiplerin ümüğünü sıkasım geliyor. Tembeller. Ben de bu arada Feriha'ya sardım bilumum kadın programlarına da arada baktığımı farkedip silkelendim. 14 yaşındaan beri her türlü işte çalışan birine boş durmak yaramıyor. Kafayı yiyor belli bir sùreden sonra. Bitirdiğim dizinin haddi hesabı yok. GOT u 2 günde bitirdim düşünün o kadar boştum. Bu arada freelance sosyal medya işleri aldım ki vakit geçsin. Birinden çok iyi para kazandım, ben bile şaştım :}} Ramazan, bayram falan derken. Zaman su gibi akıp geçti. Tamam 2 ay uzun bir süre değil ama bir de çalışmayan birine sorun o zamanı. Bir ortaklık işi var onunla uğraşıyorum, kara veremiyorum, çok bahsedeniyorum da. Bakalım kısmet. 2 tane sosyal medya ajansından iş teklifi aldım, nazikçe reddettim. Bu arada harika bir kafe açıyoruz. Neredeyse her şey hazır. 4 arkadaş bir şeyoer yapıcaz. Çok güzel olacak çok. Bu konuda çok detay veremiyorum ama, burda da çok karışık konular var. İşin içinden nasıl çıkıcam bilmiyorum. Zira olaya müdahil olmak isteyen farklı aktörler, ortaklar vs. Son 2 aydır günde ortalama 3 belki 4 saat uyuyabiliyorum. Hatta uyumak dahi istemiyorum. Bu yüzden arta kalan zamanda bol bol blog yazmaya başladım. 4 tane yeni blog açtım. Hatta biri uykusuzluk ve uyumak üzerine çok güzel yazılar var. Bu bur topu gibi 4 tane bloga her gün en az ikişer tane içerik üretmez baya zamanımı alıyor, eğleniyorum. Ama, neden yayına almadığımı bilmiyorum. Bu da karışık. Kendim yazıp, kendim okuyorum. Ama, açıcam yayına, yakındır. Benim kadar koşmayı, yürümeyi seven başka kimse tanımadımadım daha. Olabildiğince her yere yere yürüyerek gidiyorum, hatta uzatmalı yolu tercik ediyorum. E boş zamanım varken her günün 6 km koşmadan, 20 km yürümeden ne anlamı var değil mi? Bak şimdi bile bu yazıyı bırakıp koşaşım var. Koş Ömer Koş (Anlamayanlar Forrest Gump'ı izleyebilir) Bu arada Nike Run İstanbul koşusu bensiz olur mu? Olmaz. Koşu kitimi bugün edendim. Her gün bunun için 2 kere antreman yapıyorum. Belgrad'da yakışıklı, kaslı, uzun boylu, baby face, güler yüzlü, kırmızı eşofmanlı birini görürseniz bilin ki o benim :}} Sabahın köründe 5 de kalkıp gittiğimden görmeyede bilirsiniz yani :}} Evden ayrılma vakti geldi de geçiyor bile. Cihangir, Harbiye, Galata, Fulya belki Sışli taraflarında düzenli, temiz, yemek yapmayı bilen, yerel kaznaları seyretmeyen, Demet Akalın Serdar Ortaç dinlemeyen ev arkaşı aranıyor. Bu semtlerde diretiyorum, çünkü yıllardır Esenler'de yaşıyorum. Beni anlayan anladı. Ablamla Almanya'ya gittik kücük bir arada. IFA'ya katıldım. İşte o küçük arada ayak parmağı kırdım. Şu an geçti ama çok kötüydü. Bir parmağın nasıl tamamen morlaşabildiğini de deneyimledim böylece. Biraz sakarım sanki biraz. Telefonumu kırdım, tabletimi kırdım, parmağımı kırdım, en son gözlüğümü kırdım. Başka bir şey kırılmasa bari. Bir de Rize'de harika bir butik otel var var. İnsanı büyüleyen bir yeşillik harika insanlar var. Buraya şu an yazamadığım çok konu var, onları da zamanı gelince yazarım. Şimdi en önemli işim tekrar tam zamanlı çalışmak. Zira artık şu 3,5 ay yeter. He birde oradan hiç kendini bırakmış göbekli diye görmeyin bildiğin karın kası yaptım, ilgililere durulur. Adonisler de yakında hizmete açılıcaklardır. Her konunun detayını anlatmam için rahatsız edebilirsiniz ki edin canım merak da edin :}} Konuyla alakası olmayan o kadar şeyin yanında bu en alakasızı ama, yazıcam. İnsanın en çok değer verdiği insanlar, neden sana nispet yapar? Neden sana karşı oyunlar düzenler? Neden saçma sapan triplere girer? Neden bir anda hepsi birden arkasını döner? Ben anlamıyorum. Ulan seviyoruz işte birbirimizi neden böyle şeyler yapıyorsunuz dedim iş çözüldü ama, ben hala soruyorum NEDEN? Ergen tripleri bunlar ergen. Yazıyı şimdi taslar olarak yazdım ama yayına al tuśuna bastık artık. Sabah uyuyup uyandıktan sonra imlasını, hatasını falan düzeltirim ki bu yaziyi yazmaktan daha çok zaan alicak. Olsun alisiksiniz siz :}} Anlamadiginiz yer olursa çekinmeyin sorun :}} kendi bloguma reklam almayı ben de hiç sevmiyorum ama, kıramıyorum, valka bak.

May 22, 07:51 AM

İşe yaklaşık 20 dakika geç kalıyordum. Normal bir şey neredeyse her zaman geç kalıyorum. Evden bir kaç işimi halletmek için pcmi açtım içeriklerimi girdim. O sırada Twitter'da Haliç Köprüsü TT olmuştu. İlgimi çekti baktım ve NTVMSNBC'deki haberi okudum. Kahretsin işe nasıl gidecem derken, o kadar da sıkışmamıştır canım diye yola koyuldum ve pişmanlık. Atışalanın'nda bindiğim otobüs ana yola bağlanır bağlanmaz trafiğin rezaletliğiyle karşı karşıyaydım.

Otobüs hakikaten normalde tıklım tıklım iken bomboştu. 10 dakikada gittiğim yolu 1 saat geçmiş ama daha bitirememiştik ben de açtım pcmi çalışayım dedim. Sonra İETT şoförünün yolcular ile muhabbetinden durumdan haberinin olmadığı fark ettim ve yan yolları kullanmasını söyledim. Ardından inanmadı, telefonumdan haberi gösterdim yine yok olmaz dedi. Sonra ben İETT'yi aradım durumu anlattım ama iş işten geçmişti artık. Şoförün kapıları otobanda açamayacağını söyledi ama bu gidişle ancak 2 saatte bile ofiste olamayacağımı söyledim. Telefonu şoföre verdim ve İETT görevlisi bu seferlik kapıları açmasında bir sorun olmayacağını söyleyince kapıları açtı. Sonra üst geçitten aşağı inip Maltepe Metrobüs Durağı'na doğru otobanda yürüdüm.

Daha sonra durağa ulaştım ki o metrobüs durağı günde en fazla 5 kişi tarafından kullanılırdı ama, bu sefer hey maşaalah tıklım tıkıştı. Yaklaşık 15 dakika metrobüs bekledim ama gelmedi. Gelenlerde durmadı. Bir tane metrobüs geldi, akbil bastım ama o kadar sıkışıktı ki nefes alamıyordum ben de indim Edirnekapı Metrobüs Durağına diğer binemeyenler ile yürümeye başladık tekrar otoban kenarından.


 Edirnekapı'ya ulaştık. Korkuluklardan atladım metrobüs bekleyecektim ki, Akdeniz Güvenlik'e bağlı güvenlik görevlisi yanıma geldi kolumdan tuttu. ''Bana dokunamazsın'' demem ile tartışmamız başladı. Ben durumu anlatmaya çalıştıkça görevli beni kolumdan tutup 2 kere itti. Sonra bağırarak ''Akbil bas bin metrobüsüne s.ktir git'' dedi. Ben de doğal olarak sinirlendim ve akbil basamayacağı, zaten yürüdüğümü vs. anlatmaya çalışırken diğer güvenlik görevlisi geldi ve ikisi beni ittirerek turnikelerin oraya götürdüler ve zorla orada tuttular. Ben de hemen polisi aradım ve ekip gelmesini istedim. Polisin gelmesini beklerken İETT'yi aradım ve durumu anlattım ve bana hemen görevliler ile irtibata geçeceklerini ve geri dönüş yapacaklarını söylediler. Ardından hemen Akdeniz Güvenlik'i aradım ancak otoban sesinden bir türlü iletişim kuramadım. Sonra İETT güvenlik görevlilerini aradı uzun uzun konuştular ve o sırada 2 tane Polis memuru geldi. Durumu anlattım, polis memurları güvenlik görevlileriyle konuştular ve bana istersem dava edebileceğimi ancak karakola gitmemizin gerektiğini ve işlemin çok uzun süreceğini falan anlattılar. Sonra olay yerinde yalan bir tutanak tutuldu ve ben tekrar akbil bastım. Sinirimden köpürüyordum. Zira hiç bir durum yokken hakkı olamayan bir şekilde beni zor tutmaları, tartaklamaları ve hatta küfür etmelerini yediremedim.


 Sonra metrobüse binmek için sıraya girdim. Bu arada indiğim otobüs daha yeni E-5 yoluna bağlanıyordu. Şimdi İETT'den geri dönüş bekliyorum ve Akdeniz Güvenlik'e gerekli şikayetleri yaptım. Ancak kesinlikle arkasını bırakmıcam.
February 04, 12:40 PM
İngilizce kursuna 3.850 Lira verip, gitmemek ayrı bir enayilik olsa gerek. Evet kendime enayi diyecek kadar da yüzsüzüm. Sabah kalkıp yine gidemedim. Kalktım duşa girdim, yüzümde maske, saçımda köpük. Dıdırıdıt elektrikler kesildi, su buz gibi oldu. yıl olmuş 2012 gibi bir klişeyi içtenlikle belirtmek istiyorum. Daha sonra Demet ve Buket ile buluşmak için yola koyuldum.Yoğun kar yağışı sonrası, havanın güneş açması insanları akın akın dışarı atmış. Uzun bir otobüs bekleyişinin ardından pestilim çıkacak derecede kalabalık bir otobüse binmek zorunda kaldım ki akbil basmadım ve #akbilbasmiyorum etiketiyle birlikte Twitter'da her iğrenç otobüs yolculuğunu fotoğraflamaya karar verdim. Sonunda Taksim'e ulaştım. Tünel'de Suriyelilerin eylemi vardı. Arapça sloganlar atıyorlardı. Gratis'e Axe almak için girdim ki bir çalışan ''Ay dışarı çıkmaya korkuyorum'' diyence ''Sakın çıkmayın, öldürüp yerler sizi'' dedim. Kadına kal geldi. Gerizekalı bu insanlar. Arapların yamyam olduğuna dair sanırım gerçekçi düşünceleri var. Daha sonra Tavanarası'na yemek yemeye gittik. Küçük cine bayıldım :}}

Sonra ne yapacağımıza karar veremeyince İnci Pastanesi'ne gidelim dedik ki dışarıya kadar oluşan kuyruktan dolayı yönümüzü Cihangir'e çevirdik. Arada ise Swatch'a gidip saat aldım ki ikizler burcu birinin renk, model arasında kalma kararsızlığını tahmin ettiğinizi umuyorum.


Daha sonra ise bundan aylar önce gittiğimiz Rose Marine'e gidip yemek tatlı neyin yedik ve benden övgüleri tekrar aldı. Pizzasına ve lavabosuna bayıldım. Şuan Laterne'deyim ve bu yazının devamı devam edecek.


January 30, 06:10 PM

Geçen gün spontene olarak canım arkadaşım Ezgi Sesil Coşkun ile Taksim'de D&R'da buluştuk. Pita'da yemek yiyecektim ki kapanmış. Halbuki o gün çalışmaktan yemek yemeyi unutmuştum. Açlıktan ölürken kalbime yara almıştım. Sonra Fransız Kültür Merkezi'ne taşındığını öğrendik. Ağır kapılarda girdik ama menüsü değişmiş. Memnun kalmadık çıktık, Mihrimah Sultan'a gittik. Güzel sohbet, yeni girişimler derken Beyazıt'a doğru yol aldık ve tramvayda Ezgi'nin müthiş ayakkabıları keşfettim. Hatta duramadım tweetledim.

Meğersem ayakkabılar Dr. Marteens leri Türkiye'ye Yeşil getiriyormuş ve anlaşmaları iptal olduğundan artık bizim buralarda olmayacakmış. Ben de alırım diye o kadar sevinmiştim ki anlatamam. Zira benim gibi bot sevmeyen birini bile tahrik etmişti. Ama mutlu haber tez ulaştıTrendyol'davarmış ve Ezgi hemen almamı söyledi. Ben de durur muyum?
Küçük bir sorun vardı kredi kartı. Ablama rica ettim hesabına hatta anında para yatırdım. O soğukta bankamatiğin önünde sıra bekledim. Birde ne göriyim. Kargo ücreti eklendi. Canım ablacım olmaz dedi. Ben bu kara kışda gittim 1900 metre yürüyerek extra para yatırdım. Artık mutlu sona erişmiştim. O ayakkabı benim olacaktı. Her şey sorunsuzdu. Siparişimi verdim. Adres bilgilerimi girdim. Trendyol'dan yapacağım ilk siparişin hafif heyecanı da vardı hani :}} Sonra kredi kartı bilgilerimi istedi ki istemez olaydı. İtinayla kontrol ede ede girdim bilgileri ve Ödeme yap butonuna tıkladım, tıklamaz olaydım. Başımdan kaynar sular indi. Hayal kırıklığı. Kartı onaylamadı. Bir sorun  olduğunu ve tekrar denemem gerektiğini söyleyip durdu 1 saat boyunca. Trendyol'u aradım başka kredi kartı denememi söylediler. Artık pes etmiştim. Kahretsin diyip duruyordum. Hayatımda ilk defa severek bir bot alacaktım. Sonra bu blog yazısını yazmaya başladım. Hata ekranının, ekran görüntüsünü almak için. Allah'ım tam bir eziyet. Sipariş sepetiniz boş dedi ve tekrar bilgileri girdim ve tanrım, tanrım siparişim onaylandı dedi. Şuan büyük mutluluk yaşıyorum. Gün içerisinde beni sinir eden herkese aşkla bakıp canlarım diye sarılabilecek derecede mutluluk.Bu arada çok uzun zamandır, blog yazmıyordum. Tekrar merhaba :}}




January 18, 05:51 AM
November 09, 05:09 PM

Ey sevgili blog okuyucularım. Hayatım'da çok hızlı değişiklikler meydana geliyor. Kısaca, Avea'da çalışıyordum ve çok yoğun iş temposundan dolayı bu mecrayı boşladım. Malum biliyorsunuz kişisel bilgisayarım bozuk. Şimdi yeni bir işe başladım Kollektif'de sosyal medya çömezi olarak. Öğreniyorum, öğrenmeye çalışıyorum ve çok fazla mutluyum. Öyle ki bitirdiğimiz bayram tatilinde ofis gidip çalışma isteğimi twitter dan takip etmişsinizdir. Aslında bu blog yazısını yarın tekrar işe başlayacak olmamdan doğan mutluluk heycanımın içime sığamaması ve sizlerle paylaşmak istememden kaynaklanıyor. E birde günün videosunu yapıştırmamak olmazdı :}} Öptüm

September 03, 10:39 AM
Viral videolar çeken Batesmotelpro'dan yeni video.

July 12, 05:35 AM
Bundan aylar önceydi. Evde bilgisayar başında pineklerken arkadaşım Ezgi Eren aradı. Blog gezerken bir şarkıya rastlamış. Ancak ismi yazmıyor. Pek çok kişide şarkıyı paylaşmış ama kimse ismini bilmiyor. Ezgi de şarkının sözlerini ile google da bir arama yapmış, ama uzun uğraşlar sonucunda bir türlü bulamış. Benim telefonumun müzik bulma servisinden medet bulup, yardım istemişti. Bende denedim ama çok az bilinen bir şarkı olduğundan bulamadı. Sonra blog sahibine e-mail atıp rica ettim ve mutlu son. Ancak şarkıyı ikimiz de paylaşmadık. Çok sevdiğim şarkıları belli bir süre kendime saklar, sonra paylaşırım. Bencilce :}} Ama bu konuda Ezgi benden daha bencil :}} Biz şarkıyı çok fazla sevdik, umarım sizde şarkıyı seversiniz ki sevmeyen zaten bizden değildir Neyse size şarkıyla hoş vakitler.

August 28, 01:46 PM
August 26, 08:18 AM
Bada 2.0 nihayet geliyor. Resmi olarak özellikleri ilk kez dün Manfred Bortenschlager'in ağzından bir video aracılığı ile bada kendi resmi sitesinde tanıttı. Multi-tasking, NFC ve iyleştirilmiş pek çok özellik var. Ancak detaylarını ve deneme videosunu indirebildiğimizde tanıtacağım.Samsung, Bada 2.0 SDK'yı indirerek uygulama yapılması çağrısında bulunuyor.

August 02, 04:16 PM
June 17, 10:30 AM
Samsung GALAXY S II  Güney Kore'de 1 ayda 1 milyon satış rakamına erişti. Dünya pazarına henüz açılmadı ancak ülkelerde ki lansmanları yapıldı. Türkiye'de bunun yanında ön satışlar başladı. Video virali ise 2. kez Too Realistic? teması üzerinden gidiyor. Ekran kalitesine vurgu yapan virali beğendim. Benzer önceki reklama ise buradan ulaşabilirsiniz. 


June 17, 08:16 AM
Google sağolsun bir iki gün önce işimize çok yarayacak 2 yeni özellik duyurdu. Hali hazırda ikiside ingilizce versiyonda çalışıyor. Hayatımızı oldukça kolaylaştıracak bu özellikleri google mobil cihazlarında zaten kullanıyordu. Yaptığı şey ise bunu masaüstüne entegre etmek. Ancak bunun o kadar da kolay bir şey olmadığını söylemek istiyorum. Şimdi gel gelelim yeni şeylere

Search by Image
Resim arama şeklini kökten değiştireceği vurgusu bazı çevreler tarafından şimdiden seslendirilmeye başlandı. Elinizde bulunan herhangi bir resmi arama kutucuğuna sürüklüyorsunuz ve google size o resim hakkındaki bilgileri veriyor. Ancak unutulmamalı ki google bunu mobil cihazında çok daha geniş perspektifde sağlıyor. Google Goggles kadar başarılı olabilecek mi bakalım. 



Voice Search
Bunu yakından biliyor olmalısınız. Zira televizyonlarda bununla alakalı operatörlerin reklamları sıklıkla yayınlandı.Mobil cihazlarda yine kullanılan bir özellikti zaten ki telefonuza buradan indirebilirsiniz. Şimdi ise yine masaüstüne geldi ve şimdilik ingilizce dilini tanımlayabiliyor. Sesli arama aslında bir google robotic projesi. Bununla alakalı en temek konfigürasyon Google Talk Guru ile yapılmıştı. 

June 17, 08:17 AM
Güzel bir şarkı, güzel bir video ile yine Günün Videosu köşesiyle sizlerle birlikteyim. Doğrusu videoyu çok sevdiğim bir arkadışımın blogunda (sır) gördüm ancak kaynağına ilerlediğimde değişik şeylerle karşılaştım. Hold Your Horses grubunun 70 Million şarkısına çektikleri video klibi paylaşıyorum bugün. Şarkı kadar video klip de bir o kadar güzel. Postmodernizmin dibine vurdukları video klip çalışmalarını pek beğendim ben. Kült tabloları canladıran grubu çok güzel bir çalışma ortaya koymuş. Videoyu seyrederken en çok merak edilen ise kuşkusuz canlandırılan tablonun orjinali bulmak. Videoda canlandırılan en bilinen tablolar ise;
Tabloları karşılaştırmalı olarak ilerleyen günlerde tamamını paylaşıcam. Ancak bilemedikleriniz için biraz meraklanın istiyorum.

June 16, 10:16 AM
Evebeynler çocukları ile görevlerini takas etseydi ne olurdu? Bu fotoğraf dizisinde bunu görebiliyoruz. Yalnız çalışmanın kime ait olduğunu bulamadım. Çalışmayı komik bulduğum için sizlerle de paylaşmak istedim. 















June 17, 08:16 AM
Viral videolarından sıkıldığınızı düşünüşerek seyrilmesi keyif  veren birşeyler buluyım dedim. Matteo Negrin isimli caz sanaçımızdan güzel bir video paylaşıyım dedim. Umarım siz de seversiniz ki ben pek sevdim.

June 15, 12:07 PM
Airbus 2050 yılı için consept uçağının ilk duyurusunu bugün kendi internet sitesi aracılığı ile duyurdu. Oldukça heyecan verici ir tasarımla karşımıza çıkan Airbus, yeni bir neslin temelini de atıyor aynı zamanda. Kuşların kemik yapısından ilham alarak tasarladığı consept uçağının en büyük özelliği tabiki de transparan oluşu. Tavan bölgesinden yanlara doğru neredeyse şeffaf bir tavan ve futiristik bir tasarımla karşı karşıyayız. Yaklaşık 2 saatten fazladır ise resmi sitesini inceliyor. Bu tio consept tasarımlar beni kendine çekiyor doğrusu ve haz alıyorum aslında. The Future by Airbus sitesinde consept uçak tasarımını inceleyebileceğiniz gibi basın kaydı yaptırarık daha detaylı bilgilere ulaşabiliyorsunuz.



Şimdilik 2 milyon € harcandığını söyleyen Airbus, aynı zamanda uçağın %100ünün geri dönüştürülebileceğini idaa ediyor. Çok özel ve güçlü maddelerden üretileceğini belirtirken bunun tüm ulaşım araçlarında bir dönüşüme imza atacağını da belirtiyor. Tam anlamıyla tanıtımının Paris Air Show da olacağını belirtiyim. İnteraktif bir alanda, golf oynayabiliyor, toplantı yapabiliyor yada barda soyyaleşilebiliyor. Çantamız otamatik yerleşiyor, dokunmatik panelde istediğimizi yapabiliyor, koltuklar manzaraya göre dönüp yer değiştirebiliyor veya oturduğumuz mekana bize özel ses düzeni var. Güneşin açısına göre alanı karartabiliyoruz ve tabikide uçağın birde ışık sistemi apayrı. En iyisi siz uçağın ilk tanıtım videosunu izleyin.






Sizi bilmem ama ben gerçekten etkilendim. Gelen ilk yorumlara göre consept gerçekleşmesinin 2050 yılına kadar pek mümkün olmadığı ise çevrelerden gelen ilk yorumlar. Bence ise 2050 yılından önce gerçekleşmemesi için bir sebebi. Umarım Türkiye olarak da ilk yolcu uçağımızı üretebiliriz. Airbus'a göre hava yolu ulaşımının geleceği ise buradan ulaşabileceğiniz videoda ki gibi şekillenecek.
June 13, 10:41 AM
Can I be your friend? Bu soruyu gerçek hayatta insanlara yöneltseniz ne olurdu? Yine viral bir video ile karşınızdayım. Sende son günlerde viral videolara baya taktın diyebilirsiniz ama seviyorum. Sosyal ağladaki terimleri gerçek hayata uyarlayan ve sonuçlarını görmenizi sağlayan bir video. Ancak biraz daha geliştirilerek daha güzel bir çalışma çıkabilir. İngiliz Ulusal Operası bünyesinde oyananacak Two Boys isimli oyunun tanıtımı için çekilmiş videomuz. Güzel bir çalışma olmuş. Şahsen ben pek hoş buldum.

June 13, 10:16 AM
The Simpsons doğruca Paris'e gidiyor. Paris diyince aklıma ilk gelen şeyi gerçekleştiriyorlar, modayı. Yanların da ise model Linda Eveangelista eşlik ediyor, bayan Simpsonslara yol gösteriyor. Çizimlerini Julius Preite nin gerçekleştirdiği çalışma çok hoşuma gitti ve sizinle paylaşmak istedim. Marge, Vercase için saçlarını aşşağı salıyor, Lisa, Lanvin elbisesini denerken Alber Elbaz'ın tasarladığı vazgeçilmez incilerini takarken Homer, Karl Legerfeld tarzı giyiniyor. Bütün ayrıntıları da vermiyim, biraz kendiniz zolanın. Dediğim gibi başarılı buldum ve çok ince ayrıntıların olması Simpsons sevenlerin hemen dikkatini çekicektir.






















June 12, 07:58 AM

Bu bebekten herşey olur. Videonun kalitesine bakılırsa viral olabilir ama şuan için bilemiyorum. Ebeynlerini kutluyorum valla. Justin Bieber halt etmiş :}}

June 10, 08:43 AM
Bu sabah kalkerken ''Hey sen bir Star Wars fanısın, neden bunu bloguna yansıtmıyorsun'' dedim. Aslında tam anlamıyla böyle söylemedim uykulu uykulu hatırlamıyorum pek. Ama genel hissiyatım böyleydi. Aslında olabildiğince Star Wars içerilikleri son bir ayda birkaç kez paylaştım. İlgili paylaşımlarımı buradan görebilirsiniz. Bugün ise sizlere bir Star Wars fanının odasından kareleri paylaşmak istiyorum. Doğrusu herkes bir filmin hayranı olabilir ancak fan ve hayran olmak noktasında ince bir çizgi var. Star Wars fanı olmak zor ve maliyetli bir iş. bu odadaki ürünlerinin toplamının 150.000$ ı geçtiğine bahse girebilirim. Ne diyeyim kıskançlık, kıskançlık, kıskançlık 


















Favorites

Latest checkin

Badges

Checkin history

Friends

Answers

Ask a question

abcdefghijklmnopqrstuvwxyz abcdefghijklmnopqrstuvwxyz