bili
Profile
Experience
- Nov 2010 - PresentSocial Media Manager / Wunderman
- Jan 2010 - Nov 2010Social Media Expert / Pure New Media
- Jun 2009 - Jan 2010Social Media Specialist / Buzz 2.0
- Jun 2008 - Jun 2009Assistant Strategic Planner / Lowe Worldwide
Education
- Yeditepe ÜniversitesiAdvertising Design and Communications
Updates
-
CR7 bu işe çok kızacak >> http://t.co/mRXIBHmI10 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
@flyce Futbol hayatın bitiyo bunlar yüzünden. Yorumcu ol onda iyi para var. Geçmiş olsun ulan bi iyileş be.11 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
@edademir #hashtagleriyanlisokumak diye hashtag açıyım ben o zaman bi. Tüü bana.12 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
@edademir Çok klasik değil. Hatta anneler bunun tam tersini söyler.12 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
@halilfiratlari Stad yaptılar bize. Sen de oy ver Mersin'e uzay üssü diksin.21 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
@toriknecmi Bu then, that sana yaramadı.33 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
Bugünkü olayı Murat Kosova'dan dinleyince tekrar ve daha çok şaşırdım: http://t.co/bN5uZDQc @suatunceler @acvarlik33 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
@emirhanarat Askerde yeşil mercimeğe kara şimşek denirmiş ya. Sizin bölükte çıkmıyodu heralde :) Nedeni şöyleymiş: http://t.co/vMckaiBK35 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
Oktay Mahmuti adamın dibi.
-
@emirhanarat karaşimşek miydi o?
-
Bu aralar @suatunceler'in yanında dolaşmayın. Benden söylemesi başınıza gelmeyen kalmaz.
-
4'te 4!
-
Bugünküyle birlikte son gittiğim 4 basketbol maçı uzatmaya gitmiş oldu. O yunanın çok uzaktan şut sokmasının nedeni benim olm.
-
Bayrak şov fena. @tribundergi uyuma taraftarı ifşa et. http://t.co/X7aQ8lQY
-
@AuguriSarban Sana göre denk gelmek bize göre söke söke!!!1
-
@halilfiratlari @burcuakca Aramızda rakı reklamı yapan var. Ocağıma incir ağacı dikti. Hayır eşantiyon gönder bari. Twitterımda bahsederim.
-
@AuguriSarban ne dediğini yeni anlıyorum :) saol sadık takipçimizz.
-
#oooadaletinbekcilerinasilsiniz diye soran kulübe #iyiyizorospucocuklarisiznasilsiniz cevabını veren takımın taraftarıyım. Mutluyum. Selam.43 hours ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
2 days ago from web | Reply, Retweet, Favorite
-
Reklamevi - @WundermanTR halleri vol III http://t.co/6NGrJVOA
Posts
Rule number 1 : İş başvurusu yapmayı düşündüğün yerde çalışan kişileri Linkedin’den bul.
Rule number 2 : Sonra git Twitter’dan bul. İşin ne? İşin olmadığı için yapacaksın işte bunu.
Rule number 3 : Yazılarını tek tek oku. Şunları gör:
- Of bugün de mesai!!!
- Geceleri sunum hazırlamak benim isyanımdı..
- Ekipcenek haftasonları çalışmayı çok seviyoruuuzz!!
- Şüphesiz ki yılbaşında çalışmak sadece allaha mahsus değildir ;(
- Bu saatte gelen revize candır.
Rule number 4 : Oradan vazgeç. Başka yere bak. Aynı süreç. Devam et.
“ya buraya yazı yazmanın amacı ne yaniee ne oluyo ki ne saçmağğ” diyenler, naber?
Bir arkadaşım Hatay’a gittiydi. Dün onu aha da yakaladımdı. Daha önce Hatay’a giden biri olarak dururdummuydu? Hemen sohbet edilesiydi. Ne yediydi nereye gittiydi. Nası gitmişti kaç gayme harcadıydı.
Derken telefonum çaldıydı. Hatta çaldırıp kapattıydı. Ben telefonu elime aldımdı bir de baktımdı arayan numara bilmediğim bir kodla başlamaz mıydı? Başlardı tabi. İnternetlere baktımdı, bu kod nerdendi bulacağımdı.
KARA HABER TOKAT GİBİ FİŞŞEK GİBİ GELDİYDİ. EVET EVET, KOD HATAY’INDIYDI. AMA BEN, AZ ÖNCE HATAY KONUŞTUMDU ? HEM HATAY’DAN TANIDIĞIM DA YOKTUYDU. VAR MIYDI? YOK YOK YOKTUYDU.
KORKUYORUM.
Şimdi bu Nestle facebook sayfasında fanlarıyla kavga etmiş, bi’ ana avrat düz gitmediği kalmıştı. Biliyosunuz di mi? Bunu bilmeyenler yazıyı okumasa da olur anlamayacaklar çünkü.
Şimdi benim takıldığım nokta şu: Bu krizi kim çıkardı? Kimdi o yazıları yazan? Şu an ne yapıyor, kovuldu mu terfi mi aldı? Noolmuş? Hani şu sosyal medyalarmış facebookmuş tivitırmış neyse işte bu konularla ilgili konferanslar verip konuşmalar yapıp hayvan gibi paraları cukka eden adamlar var ya, onların verebildiği tek örnek bu örnek. Neymiş facebook tehlikeli olabiliyomuş bakın Nestle ne yapmışmış.
Artık gerçekleri ortaya dökmenin zamanı gelmiştir! Bu konferanslar sayesinde ekmek alan un alan çocuğunun rızkını kazanan adamlar yaptı bence bunu. Verdiler o Nestle’nin facebook sayfasını yöneten çocuğa gazı. El kadar çocuk da alınca gazı karşı gelemedi tabi. Sonra aldılar sıkrinşatları kopileri peystleri hoop sitelerine koymaca keys dosyaları hazırlamaca. Yer miyiz lan biz? Çocuğa nooldu şimdi onu söyleyin? Bakıyor musunuz ailesine ha?!
Valla yettiniz sizin yüzünüzden ben başka bir kriz yaratıcam en sunisinden. Başka kriz yok mu lan biraz ondan bahsedin!
Saygılar.
Sene başı dedim, daha ilk maçta dedim. Bu sene bu durumdaki Galatasaray’a para harcamam. Bi’ babamı maça götürecektim. Onu da yaptık biraderle. Bizden bu kadar Adnanlar.
Manisaspor’a karşı oynadık. Yenildik. Sorsan, galibiyet görmeye gitmedik aslında. Bu da gariptir. Yıllardır Sami Yen’e gidememiş pederin anılarını dinledik. En ilgincini yazayım da herkesler şaşırsın. Yıllar önce yine bu tribünlere gelen bu adam ve arkadaşlarının elinden içki eksik olmazmış. Stada öyle girerlermiş (Olm buna bir tek benim şaşırdığımı söylemeyin bana??!!!).
Sene başında yazdım dediğim isyanımdaki kıvılcımı az çok görmüyorum değil. Kıvılcım gözümüzü alacak kıvama geldiğinde bu kadro birkaç maç daha yapar. Net.
O değil de, baba kişisinin adeta “ben buraların piriyim ya” diyen pozu beni bitirendir (:
Anadolu’dan hikayelerimle yine karşınızda ben, merhaba. Gece gece Anadolu nereden çıkar, çıktı işte. Anlatmam lazım, sanırım ihtiyacım var.
Adana’dayım. Saat akşam 10 gibi, Adana’nın bilmediğim sokaklarında tek başıma yürüyorum ve telefonda bir arkadaşımla konuşuyorum.
Buraya kadarı inanılmayacak gibi değil. Şimdi enteresan tarafı geliyor.
Ben yürürken, sol yanımda benle aynı yöne yürüyen bir çift belirdi. Ve kız şöyle bir soru sordu:
“Pardon bakar mısın, göğsümün şurasına bir dövme yaptırmak istiyorum, sence ne yaptırayım?”
Yeminlen lan!
Hafif topluca, kısa boylu ve küçük bir kızdı. Dekoltesi bol askılı bir t-shirt gitmişti. Göğüsler çoğu Adana’lı kızınki gibi büyüktü (Bu soruyu sorarken dövmeyi yaptırmayı düşündüğü noktayı bile gösterdi). Yanındaki erkek arkadaşı en bi’ gözlüklüydü. Hani gençlik kamplarında geçen korku filmlerindeki ilk ölen çocuklar var ya, onlardan.
Peki ben ne yaptım?
Bi’ kere beni tanımayanlar için söyleyeyim, çok kuulum. Kuul kuul güldüm: “”Eherehühere”". Bu çiftle beraber aynı yöne doğru yürürken, telefon konuşmama devam ettim. Kendisinin sorduğu sorunun cevabını daha sonra verecektim. Sabrettim. Derken bir yol ayrımına geldik. Bunlar başka bir yöne doğru yürüyeceklerini ima ettiler. Hiç istifimi bozar mıyım? I ıh. Ben diğer tarafa. Yapmam. Kuulum.
Şimdi can alıcı konuya gelelim. Bu kız ne istiyordu? Hatta onu bırak, bu çift ne istiyordu bu soruyu sordukları kişiden? Sokakta hiç tanımadığı bir adamdan. Oralı olmadığı belli olan, leş gibi kıyafetleriyle sokaklarından yürüyen benden ulan!
Ara sıra aklıma geldikçe, bi daralıyorum. Sonra tesellisi geliyor; “Neyse kız güzel değildi ya..”
Şu yazıyı bayağı bayağı yıllardır yazacağım diyorum, hep unutuyorum. Dün yine hatırladık güldük. Bugün dün güldüğümüzü hatırladım. O zaman yazayım da kurtulayım!
Bir arkadaşımın evi, tam bir mahalle kültürü içerisinde. Çocuklar sokağında vızır vızırlar. Yine bi’ gün apartmandan çıkıyorum, baktım çocuklar ellerini direksiyon tutuyor gibi sallayıp “vıın hauunn düt voon vooon” sesleriyle sağa sola dağılıyorlar. Bu oyunun ismi “arabacılık”. İsminden anlaşılıyor zaten ne olduğu pek anlatmaya gerek yok. Neyse, olaylar daha ilginçleşmedi bak bi dur hemen kaçma!
Bi çocuk kaldırımda oturuyordu. Kaşınıyorum ya, gittim konuştum. Bundan sonrasından ben mesul değilim, isterseniz okuyun.
Ben:
- Sen niye arabacılık oynamıyorsun çocuk?
Çocuk:
- Oynuyorum.
Yine Ben:
- E hani niye oturuyosun o zaman?
Yine Çocuk:
*** Ben parkettim. ***
Biz bu cevabı duyunca yerlere yat, gül gül öl. Bi saat kalkama =))
Şaka lan şaka ne yere yatıcam. Ama tüm gün şu diyaloğu düşündüğüm bir gerçek. Çocuğu yine bulursam çikolata falan alayım.
“Hiç unutmuyorum, bi’ gün Urfa’dayız”, Urfa’ya giden her metropol insanının yaptığını yapıyorum. Balıklı Göl, Urfa Kalesi, Urfa kebap falan.
O sıcakta kaleye çıkmışım üşenmeyip. Bilmiyorsunuz di mi, gösterelim o zaman yüksekliğini. Lütfen merdiven sayısını, 436356747 derece sıcaklıkla çarpın.
Evet oraya çıktım. Ama hayır, size burada Urfa Kalesi’ni anlatmayacağım, burası gezi blogu falan değil çünkü. Hem gidin görün arkadaşım ya. Ben burada bir fotoğrafı gördükçe içime oturan olayı anlatacağım. Hangi fotoğrafı? Şunu:
Üç Urfa şiveli çocuk. Kaleye çıktığımda onları en yüksekte buldum. Elimde fotoğraf makinesi sağı solu çeken bir Japon turist görünümünde olduğum için, yerel halkın (ulan sanki biz nereliyiz!) özellikle çocukların garip bakışlarını toplayabiliyor, soru sormalarına, isteklerine maruz kalabiliyordum. Para isteyen, yemek isteyen çok olmuştu diğer şehirlerde. Ama bu çocuklar başka şey istedi: “Abi hep balıkları çekiyon bizi de çeksene biraz ya”.
Çektim. Hatta onlar da zorla benim fotoğrafımı çekmek istediler hatıra kalsın diye bana. Beni tanıyan binler(!) biliyor, fotoğraf çektirmekten pek de hazetmeyen bir bünyem var. Ama o kadar da nazlı değilim. “Tamam olm çekin” diyerek kabul ettim.
Sonuç:
Poz vermeyi bilmeyen adam
Buraya kadar her şey iyiydi, güzeldi (Benim fotoğrafım hariç). Fakat olay bundan sonra hüzün veriyor. Bu üç arkadaşın en heybetli olanının ismini almıştım, fotoğrafa bakınca hangisi olduğunu anlayacaksınız. Kendisinin isteğiyle onu Feysbuktan bulacaktım ve bu fotoğrafı atacaktım. Sen o ismi kaybet. Bu fotoğraf kalsın elinde. Atama çocuğa…
Şimdi diyeceksiniz ki ne önemi var? Ben çok üzülüyorum ne yapayım :( Bulsanıza bu çocuğu. Mikail miydi neydi adı ya? Urfalı din kardeşlerimden yardım bekliyorum.